kadınların beklentileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadınların beklentileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mart 2013 Cuma

DÖNÜM NOKTASI : "NE İSTE-ME-DİĞİMİ BİLİYORUM !"

Verilmiş ama bir türlü tutulamamış sözler, tam gerçekleşecekken bir türlü uygun zaman ya da olanak bulunamayan durumlar, hoyratça kullanılan duygular-sözler, iki gönül bir olsun samanlıkta boğulalım tarzında bir anlayış...Derken ne kadar sorun yokmuş gibi görünse de, kafanızda milyon tane soru işaretiyle dolu; yüzünüzü gülümseten, beyninizi mıncık mıncık daraltan bir ilişki...

Kadınların bitmek tükenmek bilmeyen beklentileri ve erkeklerin bir türlü akıl edemediği incelikler...Aslında beklediklerimiz, bir ilişkinin akışında ve temelinde olması gerekenler çoğu zaman.Saygı görmek istemek, değer verilmeyi beklemek, sırtınızı dayadığınızda "Bana kimse zarar veremez." hissini yaşayabilmek, içinizdeki küçük çocuktan dışınızdaki olgun kadına kadar her bir zerrenize dokunmayı başarabilmesi...Yani sanırım sihirli cümle şu; Aynı pencereden bakabilmek ve iki vücutta tek bir beyin taşıyabilmek!




Kadınların beklentileri detayların içinde gizlidir de; erkekler bunun ne kadar farkında ya da bu detayları ne denli fark etmek istiyorlar?
Önemli olan sadece sevmek mi? Yoksa neyi sevmek istediğini bilmek mi? Belki de nasıl bir sevgi istemediğini bilmek, değil mi?

Her şey neyi ve nasıl bir ilişkiyi, hayatı istemediğinizi fark ettiğiniz gün netleşiyor.İstediklerinizi sıralarken rastgele maddeler hazırlayabilirsiniz, eminim.Peki ya istemedikleriniz?






Bütün kadınlar en başta çokça sevilmek, bolca sahiplenilmek ve tamamen ait olmak isterler.
Unutmayın, her ilişkinin temelinde "etki-tepki" unsuru yatmaktadır.Sanmayın ki, siz bir kadını sevdiğinizde, sahiplendiğiniz de ve size ait bir parçaymış gibi hissettirdiğiniz de aksi bir hareketle karşılaşacaksınız.

Kadınlar sevildikçe severler; ne kadar sahiplendiğinizi ve ait hissettirdiğinizi düşünürlerse o kadar sahiplenirler, size ait olurlar.İnce bir dokunuştur kadını mutlu ve değerli hissettiren.
Mesela izlemekten keyif aldığı tarzda bir filme gitmek, içmekten keyif aldığı bir içeceği hazırlamak, yorgun bir günün sonunda saçlarının arasında gezinen elleriniz, beklemediği bir anda kulağına eğilip söylediğiniz sevgi sözcükleri, özel günlerde kendisini özel hissettirmeniz, zaman zaman kıyafetlerinin ne kadar yakıştığından ya da saçlarını ne kadar beğendiğinizden bahsetmeniz, arkadaşlarınızın arasındayken özellikle hitap şeklinize dikkat etmeniz, kavgalı dahi olsanız başka insanlara karşı sevdiğiniz kadını koşulsuzca savunmanız, bir mekanda onun varlığını unutmadığınızı ve birlikte hareket etmeyi alışkanlık haline getirmeniz, her ne kadar hem arkadaşınız hem sevdiğiniz kadın da olsa diğerleriyle kurduğunuz iletişimden bir farkı olduğunu hissettirmeniz, kendi isteklerinize ayırdığınız vakti ve gösterdiğiniz özeni sevdiğiniz kadının istekleri için de seve seve göstermeniz, ayrı kaldığınız günleri doyasıya ve bıkmadan anlatan kadını ilgiyle dinlemeniz, dertlerine ortak olmanız...
Bunları yaparken ne kadar yorulacaksınız bir düşünün.Hayatınızdan neleri feda edeceksiniz, sevdiğiniz kadını mutlu etmek uğruna? Özünüzden ve karakterinizden neler neler eksilecek, biraz daha ince düşüncelerin peşinde? Cebinizden kaç milyon dolar eksilecek acaba, sevdiğiniz kadına değerli olduğunu hissettirirken? Hangi alışkanlıklarınızdan kopmak zorunda kalacaksınız iki saatliğine, bir aşk filmi seyrederken sevdiğiniz kadın yanınızda bütün keyfiyle?

Cevap o kadar açık ki; koskocaman bir "HİÇ"...
Sevdiğiniz insanı düşündüğünüz de yorulmazsınız.Hayatınızdan, özünüzden, karakterinizden, cebinizden hiçbir şey kaybetmezsiniz.Hiçbir alışkanlığınızı terk etmek zorunda kalmazsınız.
"Etki-Tepki"...Ve sonunda, sevdiğiniz kadının yaşadığı tüm mutluluklar, sizin yüzünüze bir gülümseme ve hayatınıza derin bir huzur hissi olup yerleşiverir.

Sevdiğiniz kadının hayatınızdaki yokluğu nefesinizi kesiyorsa ve onsuzluk size iyi gelmiyorsa, o hayatınızdayken yaşatabilecekleriniz ile siz onun ayaklarını yerden kesin.

Aşkla kalın... :)))

30 Ocak 2013 Çarşamba

Bİr Kadın Anlatıyor :

Geçenlerde bir sitede, bir kadının yaşadığı "aşksal buhranı" anlatan güzel bir hikaye okudum.Kadınların duygularıyla yaşadığı iç savaşı, erkeklerin tek-düze yaşayışlarını ve içlerindeki duygu selini anca yumurta kapıya dayandığında dışa vurduklarına dair etkileyici bir hikayeydi.
Takipçilerimle de paylaşmak istedim.Beğeneceğinizi umuyorum...


"Kocam bir mühendisti. Onunla sâkin tabiatını sevdiğim için evlenmiştim. Bu sâkin adamın göğsüne başımı koymak içimi nasıl da ısıtırdı… Gel gör ki iki yıl nişanlılık ve beş yıl evlilikten sonra bu sâkinlik beni yormaya başlamıştı. Eşimin -bir zamanlar çok sevdiğim- bu özelliği artık beni huzursuz ediyordu. İş ilişkiye gelince oldukça içli, hattâ aşırı hassas bir kadınım. Romantik anlara, küçük bir çocuğun şekere düşkünlüğü gibi can atıyorum. Oysa kocamın sakinliği, başka bir deyişle vurdum duymazlığı, evliliğimize romantizm katmaması beni aşktan almış, uzaklaştırmıştı.

Sonunda kararımı ona da açıkladım: Boşanmak istiyordum. Şaşkınlıktan gözleri açılarak ‘niye?’ diye sordu. ‘Gerçekten belli bir sebebi yok’ dedim, ’sadece yoruldum.’ Bütün gece ağzını bıçak açmadı. Düşünüyordu. Bu hâli ise hayal kırıklığımı daha da artırmaktan başka bir işe yaramıyordu: işte, sıkıntısını dışarı vurmaktan bile aciz bir adamla evliydim. Ondan ne bekleyebilirdim ki!


Sonunda Sordu:

‘Seni caydırmak için ne yapabilirim?‘ Demek ki söyledikleri doğruydu: insanların mizacı asla değiştirilemiyordu. Son inanç kırıntılarım da kaybolmuştu. ‘İşte mesele tam da bu’ dedim. ‘Sorunun cevabını kendin bulup kalbimi ikna edebilirsen kararımdan vazgeçebilirim.’ ‘Diyelim dağın tepesinde bir uçurum kenarında bir çiçek var. O çiçeği benim için koparmak, düşüp vücudunun bütün kemiklerinin kırılmasına, hattâ ölümüne mâl’olacak. Bunu benim için yapar mısın?’ Yüzümü dikkatle inceledi ve ‘Sana bunun cevabını yarın vereceğim’ dedi. Bu cevapla son ümidim de yok olmuştu.

Ertesi sabah uyandığımda evde yoktu. Boş bir süt şişesini mutfak masasının üzerine koymuş, altına da bir not bırakmıştı. ‘Sevgilim’ diye başlıyordu, ‘O çiçeği senin için koparmazdım’ Kalbim yine kırılmıştı. Okumaya devam ettim.

‘Çünkü her zaman yaptığın gibi bilgisayarın altını üstüne getirip çökerttikten sonra monitörün önünde ağladığında, onu tekrar düzeltebilmem için ellerime ihtiyacım var.’

‘Anahtarları her zaman evde unuttuğunu bildiğimden, senden önce eve varabilmem üzere koşmam gerektiğinden bacaklarıma ihtiyacım var.’

‘Arabayı kullanmayı çok sevdiğin halde şehirde hep yolu kaybettiğinden, yolu gösterebilmem için gözlerime ihtiyacım var.’

‘Sâdık arkadaşının her ayki ziyaretinde sebep olduğu, karnındaki krampları rahatlatabilmem için avuçlarıma ihtiyacım var.’

‘Evde oturmayı sevdiğinden, içe kapanıklığını dağıtmak, can sıkıntını hafifletmek üzere sana şakalar yapabilmem, hikây eler anlatabilmem için ağzıma ihtiyacım var.’

Aşk;

‘Sabahtan akşama kadar bilgisayara bakmaktan gözlerinin bozulması kaçınılmaz olduğundan, yaşlandığımızda tırnaklarını kesebilmem, saçlarında -görülmesini istemediğin- beyaz telleri ayıklayabilmem, merdivenlerden aşağı inerken elini tutabilmem, çiçeklerin renginin – gençliğinde senin yüzünün rengi gibi olduğunu söyleyebilmem için gözlerime ihtiyacım var.’

‘Ama seni benden daha fazla seven biri varsa, evet o uçuruma gidip, o çiçeği senin için koparırım bir tanem.’

Baktım, mektuptaki yazının mürekkepleri yer yer dağılıyordu. Göz yaşlarım mektuba düşüyordu. ‘Mektubu okuduysan ve kalbin ikna olduysa lüften kapıyı aç canım. Çok sevdiğin susamlı ekmek ve taze sütle kapıda bekliyorum.’ Koşarak kapıyı açtım. Endişeli bir yüzle ve ellerinde sıkıca tuttuğu susamlı ekmek ve sütle kapının önündeydi. Artık çok iyi biliyordum: beni ondan daha çok kimse sevemezdi. O çiçe ği uçurumun kenarında bırakmaya karar verdim..

Bu Gerçek Aşktı.

İlk yıllardaki heyecanlar içinde görmeye alıştığımız aşkın, seneler sonra o heyecanlar kaybolup gittiğinde, huzur ve durgunluk içinde de hep var olmaya devam ettiğini göremeyebiliyoruz.Oysa aşk hep vardır. Belki artık heyecansız, belki artık romantik değil… Belki sıkıcı, tekdüze, hatta belki yüzsüz… Ama hep oralarda bir yerdedir.

Çiçekler ve romantik dakikalar ilişkinin başlaması için elbette gereklidir. Bir zaman sonra bunlar gitse de gerçek aşkın sütunu ebedi kalır.

Hayat tam da böyle bir şeydir."

2 Aralık 2012 Pazar

Erkeklerden Beklemememiz Gereken, Beklentilerimiz !

Kadınlar daima erkek arkadaşlarından / eşlerinden bazı tavırlar ya da hareketler beklerler.Bu beklentiler hiiç bitmez.
Bekleriz bekleriz ve bekleriz...Sonuç (annemin sıklıkla söylediği gibi) sıfıra sıfır, elde var sıfır!

Düşündüm taşındım ve erkeklerden beklediklerimizi onlarında bilmesi gerektiğine karar verdim.Biz her ne kadar "Artık onlardan bunları beklemeyeceğiz." desek de, itiraf edelim; aslında bu beklentiler hiç bitmez. :)

İşte kadınların iç dünyasından, erkeklere bir sır! Erkeklerden beklemememiz gereken ama inatla ve içten içe beklediğimiz davranışlar bakalım neler;

Onun için heyecanla pişirdiğiniz yemekleri yedikten sonra, onun da aynı heyecanla "Annemin yemeklerinden daha güzel olmuş sevgilim." demesi!(İmkansıza yakın bir durum a-dostlar!)

Hamile olan arkadaşlarınızdan bahsettiğinizde, bunun sebebinin sizin sevinciniz yerine, çocuk doğurmak için hevesli olduğunuzu düşünmemesi!

Çevrenizdeki bütün erkeklerin dönüp baktığı bir kadın yanınızdan geçtiğinde, eşinizin / erkek arkadaşınızın size dönüp "Dünyadaki en güzel kadın sensin." demesi! (Buna sadece klasik erkek mantığı diyorum.En gözü kapalı erkek bile dönüp bakar, gözü kayar ya da o kadar saftır ki sizin farketmeyeceğinizi düşünür ama o an dünyayla ilişkisi kopmuş bile olabilir. :))

İlişkide uzun yıllar geçtiğinde de yine her sabah uyandığında "Seni seviyorum." demesi ve sizi öperek uyandırması! (Bu tamamen cicim aylarına mahsus bir durumdur!)

Kuaföre verilen parayı anlamlı bulmasını! (Erkek milleti hem bakımlı olmamızı ister hem de kuaföre gitmemize anlam veremez.Hey dostum derdiniz ne sizin ha?!)

Klozetin kapağını neden temiz ve kapalı görmek istediğinizi! (Doğaları gereği temizlik erkek milletine ters bir durum.)

Dışarı çıkarken neden beş dakikada hazırlanamayışınızı... Kendisi sadece giyinip çıkabilecek rahatlıktayken, sizin evle ilgili son kontrollerden sorumlu oluşunuzu anlamasını...

Her zaman tüysüz bacaklar olamayacağını ve o tüylerin alınması için mutlaka uzaması gerektiğini anlamasını!


Hiç sebep yokken eve bir buket çiçekle gelmesini neden istediğinizi anlamasını! (Özel günlerde gelebilecek çiçekleri, hediyeleri takdir edersiniz ki tahmin edebiliyoruz.Fakat beklenmedik anlarda erkeklerin yaptıkları jestler, kadınlar tarafından daha anlamlı ve unutulmazdır!)

Konuşmaya ve bir şeyler anlatmaya çalıştığınız esnada bunu dır dır olarak nitelendirmemesini! (Bu konuda sizlere tavsiyem Dır Dır Dır Dır Dır Dır... yazımı okumanız sevgili takipçilerim! Her şey daha da netleşcek emin olun. :))

Ona davranılmasını istediği gibi onun da size dürüst, nazik ve düşünceli davranmasını! (Bence erkekler kafalarındaki "Kadındır, elbette ki daha ayrıntılı ve ince düşünecek" fikrinden uzaklaşıp, birlikte bir ilişki yaşadığınıza yoğunlaşmalılar.)

Zaman zaman sürprizlerden neden hoşlandığınızı anlamasını!

Ev işlerine destek olmasının müşterek hayat çerçevesinde doğal olduğunu anlamasını! (Eşine yardım etmek, kadın için de erkek için de aşağılanmış ya da küçültülmüş hissettirmemeli.Bu hayatı birlikte yaşıyorsanız, ben-sen değil, biz olmalısınız.)

Regl döneminde yaşadığınız sıkıntılı günlerde daha anlayışlı olmasını!

İşteki sorunlarını eve taşımasının ilişkinizi kötü etkilediğini anlamasını! (İş hakkındaki her şey iş yerinde kalmalı beyler! Bütün gün görüşmediğiniz eşinizle geçireceğiniz güzel vakitlerin keyfini çıkarsanıza be anacımm... :))

Aslında beklemememiz gereken ve bir çoğumuzun artık pes ettiğini, beklemediğini söylediği bu davranışları, bütün kadınlar bekler.Biraz farkındalık yaratabildiysem ilişkiler adına, ne mutlu... :)

Aşkla kalın... :))

6 Şubat 2012 Pazartesi

Kadınları Anlamak İçin 10 Küçük Dokunuş

Sevdiğiniz kadını anlamak, isteklerine cevap verebilmek ve mutlu birlikteliğinizi bir ömür sürdürmek için, işte sizlere küçük bir "kadınları anlama klavuzu"...
Bakın kadınlar neler ister?!


Anlaşılmak...
İletişim kurabilmek, her ilişkinin sağlığı için olmazsa olmazdır.Eğer bir kadının ufak bile olsa bir problemi varsa, emin olun onu dinlemenizi istiyordur.Bir takım problemler erkekler için çok anlamlı gözükmese de empati kurun, dinleyin ve anlamaya çalışın.Bu özveriyi göstermek bile bir kadını rahatlatır ve onu anladığınızı yada anlamaya çalıştığınızı gösterir.


Kararlılık...
Bir kadın, karşısındaki insanın ne kadar kararlı olduğunu hissederse, o kadar güven besler.Hayatta ne kadar kararlıysanız, ayaklarınız o kadar yere basıyor demektir.Kadınlar her zaman ne istediğini bilen erkeklere kendini daha çok teslim eder, çünkü istendiklerini bilmeleri onları son derece mutlu edecektir.

Saygı...
Hayatta neyi saygı üzerine kurarsanız kurun, olumlu gittiğini göreceksiniz.Aynı şekilde kadınlar da kendilerine saygı duyulmasını isterler.Bunun en büyük sebebi, kadınlar ilişkilerinde saygı gördükleri kadar kendilerini değerli hissederler.Unutmayın ki, bir kadına, onun fikirlerine saygı duyduğunuzu hissettirirseniz, hiçbir şey onun için külfet olmayacaktır.

Özveri...
Kadınlar, ilişkilerinde her zaman verdikleri emeklerin yansımasını görmek isterler.Bunu göstermenin en güzel yolu özveri göstermek ve fedakarlıkta bulunmak olacaktır diyebilirim.Bir kadın en ufak bir şeyin bile sadece kendisi için yapıldığını gördüğünde inanın kendini çok mutlu hissedecektir ve bu mutluluk ilişkinin tamamına yansıyacaktır.



Özgürlük...
Kadınlar genellikle ilişkilerinde tüm hayatı paylaşmayı arzulasalar da, kendilerine ait bir alan bırakılmadığında işler değişebilir.Unutmayın ki, kadınlar kendilerine ait bir özgürlük alanı kalmadığında kendilerini kafeste gibi hissedeceklerdir.Böyle bir durumda bir kadının kendine alan açması ve özgürlüğünü kazanması için hırçınlaşmaması imkansızdır.



Doğallık...
 Sadece olduğunuz gibi olmak, bazen tüm sorunların çözümüdür.Eğer bir kadına olmadığınız biri gibi davranılıyorsa, emin olun bunu anlar ve anladığında artık hiçbir şey ona inandırıcı gelmeyecektir.Kadınların sezgilerini hafife almamak gerekir.


 İlgi...
Bir erkeğin, bir kadının üzerinde her zaman ilgisini hissettirmesi gerekir.Tabii ki bunu yapmanın sayısız yolu var.Ufak bir jest, sarf edilen güzel sözler, bazen bir dokunuş, belki de sadece bir bakış...İnanın, bir kadına, ona ait olduğunuzu hissettirmek sandığınızdan daha kolay.Yeter ki, ilginizi üzerinde hissetsin.



Hatırlanmak...
Doğum günü, yıldönümünüz, sevgililer günü yada yılbaşı gibi özel günler kadınlar için çok daha anlamlıdır çoğu zaman.Bu özel günleri unutulmaz ve diğer günlerden farklı kılmanız, bir kadının yüzünü tahmin ettiğinizden çok daha fazla güldürecektir.Tabii ki bu ilişkinizde de büyük farklılıklar yaratacaktır.




Sürprizler...
Bir kadını mutlu etmek, bazen tahmin ettiğinizden daha kolaydır.Onu sadece birazcık şımartmanızın vereceği mutluluk tarif edilemez.Hiç beklemediği anda verdiğiniz bir hediye, Özel bir gün olmamasına rağmen alacağınız bir demet çiçek yada kendi ellerinizle sadece onun için pişirdiğiniz güzel bir yemek bir kadının karşısındakine daha çok bağlanmasını sağlayacaktır.

Güven...
 Bir kadın için herşey güvenle başlar.Her konuda güvenilirlik bir kadın için bir lüks değil, bir ihtiyaçtır; çünkü güven demek teslimiyet demektir.Özellikle bir erkeğe olan güveni karşılıklıysa, zaten huzur kendiliğinden gelecektir.Ama sakın unutmayın, kadının güvenini kazanmak ne kadar zor bile olsa, sonrasında yaşanacaklara kesinlikle değecektir.