25 Aralık 2014 Perşembe

Mutluluk Garantili Yılbaşı Hediyeleri

Hediyenin büyüğü küçüğü olmaz derler, yeter ki sevdiğiniz birinin sizi düşünmüş olduğunu hissedin. 
Yılbaşı geliyor ve zaman daralıyor. Küçük hediyelerle büyük mutluluklar yaratmak sizin elinizde. 




Siz de bu yılbaşı sevdiklerinizi mutlu etmenin yollarını arayanlardan mısınız?

Peki sevdiklerinizi mutlu edecek hediyeleri bulmakta zorlanıyor musunuz?

İşte "İlişki"ye "İlişki"n olarak sizler için seçtiğim hediye alternatifleri...






BIEV, yeni yıla özel birbirinden güzel ürünlerden oluşan bir katalog hazırlamış. İkinci üründe %25 indirim imkanı da sunan BIEV mağazalarından sevdikleriniz için minik hediyeler bulabilirsiniz. Ben sizin için küçük saklama kaplamalarını seçtim. Yılbaşına özel motiflerle sevdiklerinize uygun hediyeler sunabilirsiniz.


English Home mağazalarında da yılbaşına özel birbirinden şık ve ilginç aksesuarlar bulmanız mümkün. Mis kokulu mumlar ve dekoratifler şamdanlar benim favorilerim arasındadır. Sizler için de bu yılbaşına özel bir mumluk seçtim.








Şık bayanların tercihidir gösterişli ve zarif takılar... Bu sene de renkli kristal taşlarla süslü, gösterişli kolyeler oldukça moda. Sizlere tavsiyem moda konusunda öncü markalardan biri, Beymen...

Beymen Collection, bu sene de şıklıktan ödün vermeden güzelliğinize güzellik katacak bir çok seçenek sunuyor. Onlardan bir tanesi de kristal taşlarla süslü kolye. Harika bir hediye olacağına eminim..








Moda demişken, bu sene oldukça ilgi gören uzay baskılı bluzları, montları ve sweatleri de es geçemedim.

TWIST markasının sizlere sunduğu uzay baskılı ve oldukça rahat kombinleme şansınızın olduğu bluzlar, hediye için güzel bir alternatif olacağa benziyor.








Birbirinden şık takı-aksesuar seçenekleri sunan ve kendi tarzını yaratan URBAN QUEEN markası da tavsiyelerim arasında...



Farklı hediye seçenekleri de bulabileceğiniz URBAN QUEEN, şık kadınların bu sıralar oldukça tercih ettiği bir marka... Bu şık küpelerle sevdikleriniz güzelliklerine güzellik katsın istemez misiniz??








Hem dekoratif hem şık ev tekstil ürünleri ile çokça tercih edilen bir diğer marka da CHAKRA...

Yasemin, vanilya, okyanus ve baharat kokuları ile evinizde taze esintiler...

Mis gibi bir hediye olacağını düşündüğüm oda kokuları içinden sevdikleriniz için en uygun olanını bulabilirsiniz. CHAKRA mağazalarına bir uğrayın derim.




Yılbaşı konseptine uygun birbirinden değişik, tasarım ve güzel hediyeler bulabileceğiniz bir diğer adres de MUDO CONCEPT...

Şık kupalar, şamdanlar, çerçeveler ve daha fazlası için mutlaka bir göz atmalısınız.








KATTZE 'de bu sene yılbaşına özel tasarımlarla karşımıza çıkıyor. Özellikle kitap okumaktan zevk alan sevdiklerinize güzel bir hediye olacağını düşündüğüm birbirinden şık abajurları ben çok beğendim.


Bunun dışında özel tasarım mutfak eşyaları ve ev tekstil ürünleri de bulabilirsiniz.



Sevdiklerinize yaratıcı bir hediye sunmak isterseniz de, sizleri fotokitap servisi ile tanıştırmak isterim,; LUKAPU! Sevdiklerinize, fotoğraflarınızdan oluşturabileceğiniz fotokitaplarla, ömür boyu unutlamayacak bir hediye sunabilirsiniz. Tek yapmanız gereken www.lukapu.com.tr adresine girip LUKAPU DESIGNER indirmek ve fotoğraflarınızı tasarlamak.

Sevdikleriniz için aldığınız hediyeler, onları mutlu ettiği kadar sizleri de mutlu edecektir.
Musmutlu yıllar dilerim. :)

16 Aralık 2014 Salı

Yeni bir ilişkiye başlarken...

İlişkiniz bitti, üzerinden aylar hatta belki de yıllar geçti. Hala neden ben diyorsunuz belki de...
Bu daha ne kadar sürecek?
Ne zaman yeni bir ilişkiye hazır hissedeceksiniz kendinizi? İlişkinizin bittiği günden bu yana hayatınızda neler değişti? Ya da siz hala aynı mısınız? Neden?
Yeni bir ilişkiye başlarken, aynı filmi başa sarmamak adına yeni bir "ben" yaratmanız gerekiyor. Peki bunu nasıl yapmak lazım?
"İlişki"ye "İlişki"n den yeni seneye yeni bir başlangıçla girme tüyoları...


Eski ilişki... Aslında adı üstünde, bitmiş eskide kalmış bir hikayedir. Fakat sizin için bitmesi o kadar da kolay olmayabilir. Yapılmış planlar, hep bir ağızdan söylenen şarkılar, en güzel anları yansıtan fotoğraf kareleri... Her şeyden çok da karşınızda ezbere bildiğiniz sevdiğiniz adam/kadın... Bazı şeylerin eskimesi zordur. Böyle düşünmeniz gayet normaldir. Normal olmayan bu sürecin böylece uzayıp gitmesine izin vermenizdir. En kısa sürede toparlanıp hayata karışmalı ve enerji depolamalısınız. Kafanızı dağıtacak, sevdiğiniz işlere yönelmeli, unutmaya çalışmaktan ziyade düşünmemeye çalışmalısınız.
"Ben nasıl biri olmak istiyorum?"ve "Ben nasıl yaşamak istiyorum?" sorularını çoğu zaman kendimize sormaya gerek duymayız. Ama siz kendinize bu soruları sorun.
Değişmekten korkmayın. Hazır hayatınızda müdahale edecek kimse yokken, törpülemek istediğiniz huylarınızdan kurtulun ve yenilenmeye başlayın.
Tutkularınızı keşfedin ve mecbur olduğunuz hayatı yaşamayın, hayatı istediğiniz şekilde yaşayın.Kendi içinize döndüğünüz bu dönemde, tutkularınızı keşfetmek sizin için altından bir anahtar niteliğindedir. İlerleyen dönemlerde fırsatınızın ya da vaktinizin olmayacağı tutkularınızın peşinden gitmekten çekinmeyin.




Hatıralar, geçmişte yaşanmış hoş anlar her insan için keyif vericidir. Fakat hayatın kalanı bu anlar üzerine kurulamaz.Geçmişi geçmişte bırakmayı bilmelisiniz. Her şey yaşandığı an da güzeldi, o anlar da geçmişte güzeldi. O anları düşünürken şu anı kaçırdığınızın farkına varın ve uyanın. Geçmiş geçmiştir. :)



Yenilenmenin en etkili yolu, kendinize bakmakla başlar. Spor yapın, düzenli bir beslenme alışkanlığı edinin, sosyalleşmekten çekinmeyin, iletişim kurarak çevrenizi değiştirin. Fakat en önemlisi öz bakım! Forma girmek, giyim tarzında değişiklikler yapmak her zaman iyi hissettirir. Sabitlikten uzak, yenilikçi ve formda olun.
Hayatınızdaki bozulmuş dengeleri yerli yerine oturtun. Herkese ve her şeye yeteri kadar zaman ayırın mutlaka. Tabii kendinize de...
Yalnız kaldığınız bu sürenin tadını çıkarmaya bakın ve keyif alın. Yenilenin, kendinizi bulun ve sevin. En önemlisi de, geçmişle olan güçlü bağlarınızdan sıyrılın.
Bırakın, geçmiş olsun... :)

"Aşk"la kalın... 

24 Ekim 2014 Cuma

Devir, Teknoloji Devri!

Akıllı telefonlar hayatımıza girdiğinden beri, her işimizi telefondan yönetir olduk. Sanal ortamlar ve telefonlar resmen hayatımızı ele geçirmiş durumda. Böylesine dalmış giderken, artık mesajlaşmalarla başlıyor ilişkiler ve bir mesajla da bitebiliyor. Karşı cinslerle ilk iletişimimizi telefonlar sayesinde gerçekleştiriyoruz ve hislerimizi filtresiz bir şekilde daha rahat ifade edebildiğimizden uzun uzun mesajlaşmalarla birbirimizi tanımaya çalışıyoruz. Bu uğurda az mı uykusuz geceler, nasır olmuş parmaklar, sürekli biten bataryalarla karşılaşmıyoruz. :)
Tabii sürekli iletişim halinde olmak ve zırt pırt mesajlaşmak kadınların hoşuna gittiği kadar, erkekleri memnun etmiyor olabilir. Bir de yüz yüze konuşurken kullanılan jest ve mimik hareketleri söz konusu olmadığından yanlış anlaşılmaların da yaşanması kuvvetle muhtemel...
Bu nedenle sizler için mesajlaşarak flört ederken dikkat edilmesi gereken konuları paylaşıyorum. Bir süredir uzaklarda kaldım sizlerden ama dönüşüm muhteşem olacak. :)


"Ama ben şaka yapmak istemiştim!"
Bu cümleyi sıklıkla kullanmak zorunda olduğumuz durumlar yaşarız.Çünkü cool görünmek adına emoji kullanmayıp, karşı tarafın beynimizden geçenleri doğru anlamasını bekleriz.Yanlış! Emoji kullanmak, jest ve mimik hareketlerinizin yerine geçebilir ve sürekli açıklama yapmak zorunda kalmazsınız.




"Selfie" çılgınlığı aldı yürüdü bir furyadır gidiyor. Yeni konuşmaya başladığınız birine sürekli fotoğraf göndermeniz, ileride kurtulamayacağınız durumlar yaratabilir. İletişimi kesmek isteyebilirsiniz ya da telefon başkalarının eline geçebilir. Bir de Hollywood yıldızı Jennifer Lawrence'ın başına gelenler var tabii, dikkat diyorum!

Çoğu erkek mesajlaşmaktan kadınlar kadar keyif almamaktadır. Bundan dolayı, erkek arkadaşınıza ya da adayınıza mesaj atarken kısa ve öz yazmaya, uzun ve karmaşık cümlelerden kaçınmaya özen göstermelisiniz.Okumaktan sıkılacağı gereksiz bilgilere yer vererek sizi önemsememeye başlamasına sebep olabilirsiniz.

"Slm, nbr cnm grşlm mi?" Artık bir ergen olmadığınıza göre, cümle kurabilme kabiliyetinizi kullanmalısınız. Kısaltmalardan uzak durup, düzgün cümleler kurmaya özen göstermelisiniz. Kısaltmalar ergenlik dönemlerinizde kaldığına göre, karşı tarafa lakayt bir izlenim bırakmak istemezsiniz, değil mi?!

Önemli bir ayrıntı daha var tabii ki. Sürekli karşı taraftan bir tepki beklemek yerine, sosyal olmayı deneyin. Belki bir işi vardır, belki çekiniyordur ya da en kötü ihtimalle bir sevgilisi vardır. :)

"Aşk"la kalın... :)

22 Temmuz 2014 Salı

Romantizmde ALTIN VURUŞ (!)

Aşık kadın davranışları, aşırı dozda romantizm, ilgi manyaklığı, sevgi patlamaları... biz kadınların mayasında var sanırım.Fakat bu davranışlar erkekler tarafından nasıl algılanıyor biliyor musunuz?? Çoğu zaman erkeklerin hiç sevmediği kadın davranışları içerisinde liste başı olabiliyor.
Kaldı ki, erkekler de ilişki içerisinde zaman zaman romantik dokunuşlarda bulunabiliyor.Sorun şu ki; erkeklerin romantizm anları ile bizim ki pek tutmuyor sanırım.Onlar anın keyfini yaşayıp noktalamak isterken, bizler altın vuruşla uçmak istiyoruz anlaşılan. :)
Kendinizle yüzleşmeye ne dersiniz?
İşte size ilişki kurtaracak nitelikte minik minik tavsiyeler...



Çoğu zaman sevgilinize romantik, sevgi dolu mesajlar göndermek kendini iyi hissettirebilir.Ama emin olun, bu mesajları okurken erkekler hiçbir zaman kadınlar gibi triplere girmezler.Bu nedenle dozunu iyi ayarlamak gerekiyor.Onu canımlı, cicimli mesajlarınızla fazla boğmamalısınız.



Yıl dönümü, doğum günü, sevgililer günü, ilk tanışma günü vs vs...Sanırım kadınların elinde olsa her güne yeni anlamlar yüklemekte üstün başarılar elde edebilirler.Fakat erkekler bu durumu çoğunlukla biraz itici buluyor.Ve böyle günlerde sizin aksinize, ayıcık-fotoğraf-aksesuar gibi hediyelerden pek hoşlanmıyorlar.Erkekler daha maskülen hediyelerden hoşlanır.

Sıra geldi "minik pandam, börtüm böceğim.." gibi hitap şekillerine...Bence fazla uzatmaya gerek yok, en iyisi bu hitapları başbaşa olduğunuz zamanlarda kullanın.

Bizkadınlar hislerimizi ne kadar saklamaya çalışsak da, mutlaka bir yerlerde fire veriyoruz.Sevgimizi göstermekten ise çoğu zaman hiç çekinmiyoruz.Sürekli "seni seviyorum" mesajları, "seni özledim"ler zamanla erkekleri soğutuyor.Çünkü karşılığında kendileri de söylemek zorunda hissediyorlar.Bir süre sonra bu sevgi sözcükleri bir bağımlılık göstergesi olabilir.Unutmayın, erkekler karşılarında güçlü kadınlar görmek isterler.

Bir de " bana neden çiçek almıyorsun?" triplerimiz var maalesef.Bize kalsa, her gün iş yerine çiçek göndersin, her akşam eve elinde kocaman bir buket çiçekle gelsin, her yere çiçekler serpilmiş bir yatakla karşılanalım...Evet bunlar çok hoş davranışlar ve kadınların beklentileri arasında daima yer alıyor, biliyorum.Fakat bu davranış şeklini benimsememiş bir adamdan zorla romantik bir prens yaratamazsınız.Bu sadece kendinizden uzaklaştırmanıza sebep olacaktır.

Bu gerçeklerden yola çıkarak ilişkinizi değerlendirmeli ve romantizm konusunda dozu aşmamalısınız.
Altın vuruş ölümcüldür, sevginizi dozunda yaşayın.
"Aşk"la kalın... :)

9 Temmuz 2014 Çarşamba

Hayatım olmuş işler güçler :)

Çok zamanlar oldu ki sizlerle güzellikler, sevgiler, aşklar paylaşmayalı...
Hayatımda tuhaf ve bir o kadar da köklü değişiklikler yaşadım ve sonunda yeniden sizlerleyim.
İnsanoğlu olarak sevmeye, aşka olan düşkünlüğümüz ve kolay kolay bağlarımızı koparamamamız sebebiyle de girip çıktığımız depresyonların haddi var hesabı yok maalesef ! Bir de hayatımızda beklenmedik durumlarla karşılaşabiliyoruz tabii ki; kimi zaman umutsuzluğa düşüyoruz ve birilerinin sesini duymaya ihtiyacımız oluyor, kimi zaman da yalnız kalıp deyim yerindeyse yaşadıklarımızı masaya yatırıp biraz sükunete ihtiyaç duyuyoruz.
Zaman içerisinde yaşadıklarımız bizi olgunlaştırıyor, yaşadığımız kaygılar ya da mutluluklarla, başarılarla birey olmaya başlıyoruz sanırım.
Son dönemde yaşadıklarımdan öğrendiklerim, hayata karşı her ne olursa olsun ayakta kalmak için en önemli şey; "inadına gülümsemek" !


Neden mi?!
Çünkü hayat bu...Yeri geliyor olmaz olmaz dedikleriniz oluyor, bir bakıyorsunuz Mezopotamya'da da olsa yanında olduğunuz insanlar sizi kırıyor, bir bakıyorsunuz seneler sonra en masum ve sadık sandıklarınızın deyim yerindeyse kıçı başı ayrı oynuyor.
Biz kadınlar ne yapıyoruz? En dramatik sahnelerde başrol oyuncusu, en ağlak filmlerde esas kız ve domino taşları gibi bir psikolojiye sahip yıkılmaya hazırız.
Size bir "İlişki"ye "İlişki"n tavsiyesi; yıkılmaz armada duruşunuzu, her şeye rağmen kocaman bir gülücükle samimiyetinizi ve sevgi dolu bir bakışı asla kaybetmeyin.Çünkü her yazın bir kışı vardır.
"Aşk"la kalın.. :)

29 Mayıs 2014 Perşembe

Erkekler, bira içince kadınlaşıyor-muş (!)

Haberlerde rastladığım ilginç bir olayı sizlerle de paylaşmak istiyorum.Her şeyin fazlası zarar diye boşuna söylememişler.Günümüzde özellikle erkeklerin alkol tüketimi konusunda ne kadar ısrarcı oldukları malum.Bir de içtikçe içmeleri, saçmaladıkça saçmalamaları ve güzelim alkolü zebil etmeleri olmasa...

Dünyada yapılan birbirinden enteresan araştırmalara da bir yenisi eklenerek, bu konuya da parmak basılmış sonunda..
Ve çıkan sonuç şaşırtıcı; "Erkekler bira içince kadınlaşıyor-muş!"

Kanada Sağlık Enstitüsü'nün yaptığı bir araştırma sonucunda, özellikle erkeklerin tüketmekten büyük keyif aldıkları biranın içerisinde kadınlık hormonları bulunduğu ortaya çıkmış!
100 erkeğe periyodik bir şekilde 6 bardak bira içirilerek yapılan araştırmada, davranışları izlenmiş.
Kontrolsüzce kilo aldıkları, düşünmeden sürekli konuştukları, gereğinden fazla duygusallaştıkları, araba süremedikleri, yalnızca duygularıyla hareket ettikleri, hiçbir konuda uzlaşamadıkları, hatalarını asla kabullenmedikleri ve en belirgini de alkol sonrası bir daha içmeyeceklerini söyledikleri tespit edilmiş.
Bir söylentiye göre de, özellikle Almanya'da bira içtikten sonra kadın kıyafetleri ile sokaklarda dolaşan erkekler var-mış. :)


Aslında olay sadece bira içmekte de değil.Alkol genel olarak kan dolaşımına geçmek için hazmettirici enzimlere gerek duymadığından, içildiği anda kana karışıyor.Çok kısa bir süre içerisinde de beyne ulaşarak, kontrol merkezimizi ele geçiriyor ve nabzı hızlandırıyor.
Böylelikle "sarhoş" diye adlandırdığımız, kimin ne şekilde bir durum yaşadığı belli olmayan ve çoğu zaman can sıkıcı sonuçlar yaşatan bir çok olayla karşılaşabiliyoruz.
Yani içinde kadınlık hormonu olup olmamasından çok, sizin içinizde alkolün ne şekilde etkisi olduğu daha bir önemli oluyor.Bir anda gayet efendi ve nazik olan bir erkek arkadaşınız varken, içindeki canavarın hortlaması hiç de hoş olmuyor açıkçası!Bu yüzden için beyler için, fakat abartmayın ki cinsiyet ayrımı yapabilelim. ;)

10 Mayıs 2014 Cumartesi

"ANNE" olmak...

Daha küçücükken başlar annelik duygusu yeşermeye aslında...Evcilik oynarken oyuncak bebeğini nasıl da koruyup kollar küçücük kadın bedenleri...Özenle saçlarını tarar, yemeğini yedirir, sessizlik içerisinde uyutur yavrusunu...
Zamanla hayaller girer devreye; aşk dolu bir eş ile birlikte aynı itinayı göstereceği, sevgisiyle sarıp sarmalayacağı, şefkatiyle koruyup kollayacağı, sezgileri ile yol göstereceği, yemeyip yedireceği, giymeyip giydireceği, yeri geldiğinde oyun arkadaşı olacağı, ilerleyen dönemlerinde ise en sadık sırdaşı...
Geçmişe baktığınızda hatıralar hep kopuk kopuk; ne hastalıklar yaşadınız, ne mutluluklar yaşattınız, en komik anlarınız, susmaksızın sebepsizce ağlamalarınız, küçücük bedenlerinizden büyük ettiğiniz laflar, uykumamak için inat ettiğiniz o uzun geceler, hastalandığınızda yaşattığınız endişe dolu zamanlar, ilk karne heyecanınız, ilk dişinizin çıktığı an hissettirdikleriniz, ilk "anne" deyişiniz ve ilk "baba" dediğiniz an...
Ve daha bir çoğu...Tüm bunları siz hatıralarınızda çok net canlandıramasanız da, hepsini bizzat bilir anneleriniz.Tüm zamanını vermiştir size an be an...Hepsini dolu dolu yaşamıştır sizi huzurla yetiştirirken çünkü.

Bu yaşımıza gelinceye kadar tüm hayatını çocuklarına adayan, fedakar annelerimizin günü bu gün...
Bıkmadan dinleyen, çektiği tüm acılara rağmen sesini bile çıkartmadan taşıyan, yemeyip yediren, hasta olmamızdan dehşet bir şekilde endişe eden ve hasta olduğumuzda saatlerce başımızda bekleyen, geleceğimiz için yılmadan savaşan, her daim bir zarar gelecek korkusunu barındıran, zaman zaman tatsızlıklar yaşatsak bile affeden, eşsiz ve sınırsız sevgi dolu ve kocaman yürekleri olan güzel annelerimiz olduğu için çok şanslıyız.

Kıymetini bilmeli, örnek almalı ve bir gün illa ki anne olduğunuzda kendi annenizin bir kopyası olacağınızı unutmamalısınız.

İlk olarak canımın içi, dünyadaki en değerli varlığım, var olma sebebim, hayatımın her bir zerresinde imzası olan güzel kadın, canım annemin anneler gününü kutluyorum.Ve bir tanecik annemi çok seviyorum...
Sonrasında, hayatımdaki "anne" kalıbının diğer öğeleri olan ablalarımın, ailemize yeni giren prensesimizin annesi-güzeller güzeli yengeciğimin, can dostum-poğaça yanaklı minnak kuzumun annesi ve sizlerinde tanıdığı Moda Meleğimin, annelik duygusu ile yeni tanışan tüm arkadaşlarımın ve bütün annelerin ANNELER GÜNÜNÜ KUTLUYORUM. İYİ Kİ VARSINIZ, HAYATIMIZDA EN BÜYÜK DESTEKLER VE ÖRNEKLER OLARAK KALACAKSINIZ. ♡ ♡ ♡ ♡ ♡