ilişki blogları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ilişki blogları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Şubat 2015 Pazar

Sevgililer Günü Hikaye Yarışması: "Sevgili Sevgilim"

Sevgililer Günü'ne çok az bir zaman kaldı. Herkesi bir hediye telaşesi sarmış durumda, ne alsam, acaba beğenir mi, hangi renk alsam, kaç beden alsam, parfümünün adı neydi, bu renk yakışır mı acaba vs vs...
Sizde kararsız kalanlardansanız ya da bu Sevgililer Gününü unutulmaz kılmak istiyorsanız buyrun yarışmamıza...
"Sevgili Sevgilim" hikaye yarışmasında sizin de hikayeniz yarışsın ve tanışma anınızdan bu yana kalbinizden dökülen sözcükler "İlişki"ye "İlişki"n blog sayfasında yayınlansın. Sevgilinize hem ömür boyu unutulmayacak bir hediye vermiş olun, hem de hikayenizi herkes duysun istemez misiniz??

Öyleyse filmi başa sarıyoruz ve unutulmaz anlarıyla dolu, en ilginç, en samimi hikayeyi seçiyoruz. 

Yarışma şartları şöyle;
Öncelikle Facebook sayfamızı beğenmeniz gerekiyor.

Hemen hikayenizi en anlamlı anlarıyla birlikte yazmaya başlayın ve e-mail adresimize gönderin. Sizi ve aşkınızı anlatan 2 adet fotoğrafı da eklemeyi unutmayın.

Seçilen hikaye 13 Şubat gecesi 00:00 saatlerinde sayfamızda yayınlanacaktır. Sevgilinizin e-mail adresini de paylaşırsanız, kendisine de bir bilgi maili gidecektir.
Şimdi sıra sizde...
Aşk dolu hikayelerinizi bekliyorum.heart ifade heart ifade simheart ifade simgesi

16 Ocak 2015 Cuma

Nesilden Nesile "Dostluk"

İnsanların hayatlarındaki en önemli seçimleridir, dostları...
Şayet ki iyi bir dost olmayı başarabiliyorsanız, iyi bir dosta sahipsiniz demektir. Bir çok paylaşımı, anıyı, fedakarlıkları ve kahkahaları sığdırabilmektir ömrünüze.
Sizlerle paylaşmak istediğim, benimde çok yakından şahit olduğum güzel bir dostluk hikayesi aslında... Hem de bir kuşaktan diğerine aktarılan, birbirinden hiç kopmayan, çaya bisküvi bandıran, sohbetine doyum olmayan, aynı sokağı paylaşan, dedikodunun dibine vuran, 18 seneyi dolu dolu yaşayan bir dostluğun hikayesidir bu...
Ablam Damla ile manevi ablam Merve'nin örnek olacak dostluğu...
Asıl güzel olan da, onlar şuan "anne"...
Bu güzel dostluklarını, gelecek neslin yakışıklı delikanlıları olacak oğulları Batuhan ve Barış'a da aşılayan, dünyalar tatlısı iki anne...
Geçtiğimiz haftalarda Barış'ın doğum günüydü.
Barış artık 1 yaşında! Batuhan da doğum günün de kankası Barış'ı yalnız bırakmadı.
İşte bu güzel ve nesilden nesile aktarılmış dostluğun, fotoğraf karelerine yansıyan anıları...


Dost olmak, sırdaş olmak, kardeş olmak, destek olmak, sarıp sarmalayan olmak, araya mesafeler girse de her an telefonun diğer ucunda olmak, anne olmak... En önemlisi çok sağlam iki dost olmak!


Barış ve Batuhan :)
Birbirlerini gördükleri her an gülümseyen, annelerinden örnekle "ölümüne kankayız" mesajı veren minik adamlar... :)


Dilerim ki, birlikte kutladıkları nice güzel ve sağlıklı yaşları olur bu minik adamların..
Her zaman annelerinin sımsıcak kucağında ve en büyük destekleri babaları ile...


Güzel anne Damla ve yakışıklı Batuş.. :)


Ve Barışgiller :)

Dostluğun kavramını küçüklüğümden beri öğrendiğim ve şimdide kendi oğullarına aşılayan bu güzel annelere çok teşekkür ediyorum. Daha nice güzel günlerde, bol kahkahalı anılarla ve sağlıkla hep bir arada olmanız dileğiyle...
Sizleri çok seviyorum. :)

22 Temmuz 2014 Salı

Romantizmde ALTIN VURUŞ (!)

Aşık kadın davranışları, aşırı dozda romantizm, ilgi manyaklığı, sevgi patlamaları... biz kadınların mayasında var sanırım.Fakat bu davranışlar erkekler tarafından nasıl algılanıyor biliyor musunuz?? Çoğu zaman erkeklerin hiç sevmediği kadın davranışları içerisinde liste başı olabiliyor.
Kaldı ki, erkekler de ilişki içerisinde zaman zaman romantik dokunuşlarda bulunabiliyor.Sorun şu ki; erkeklerin romantizm anları ile bizim ki pek tutmuyor sanırım.Onlar anın keyfini yaşayıp noktalamak isterken, bizler altın vuruşla uçmak istiyoruz anlaşılan. :)
Kendinizle yüzleşmeye ne dersiniz?
İşte size ilişki kurtaracak nitelikte minik minik tavsiyeler...



Çoğu zaman sevgilinize romantik, sevgi dolu mesajlar göndermek kendini iyi hissettirebilir.Ama emin olun, bu mesajları okurken erkekler hiçbir zaman kadınlar gibi triplere girmezler.Bu nedenle dozunu iyi ayarlamak gerekiyor.Onu canımlı, cicimli mesajlarınızla fazla boğmamalısınız.



Yıl dönümü, doğum günü, sevgililer günü, ilk tanışma günü vs vs...Sanırım kadınların elinde olsa her güne yeni anlamlar yüklemekte üstün başarılar elde edebilirler.Fakat erkekler bu durumu çoğunlukla biraz itici buluyor.Ve böyle günlerde sizin aksinize, ayıcık-fotoğraf-aksesuar gibi hediyelerden pek hoşlanmıyorlar.Erkekler daha maskülen hediyelerden hoşlanır.

Sıra geldi "minik pandam, börtüm böceğim.." gibi hitap şekillerine...Bence fazla uzatmaya gerek yok, en iyisi bu hitapları başbaşa olduğunuz zamanlarda kullanın.

Bizkadınlar hislerimizi ne kadar saklamaya çalışsak da, mutlaka bir yerlerde fire veriyoruz.Sevgimizi göstermekten ise çoğu zaman hiç çekinmiyoruz.Sürekli "seni seviyorum" mesajları, "seni özledim"ler zamanla erkekleri soğutuyor.Çünkü karşılığında kendileri de söylemek zorunda hissediyorlar.Bir süre sonra bu sevgi sözcükleri bir bağımlılık göstergesi olabilir.Unutmayın, erkekler karşılarında güçlü kadınlar görmek isterler.

Bir de " bana neden çiçek almıyorsun?" triplerimiz var maalesef.Bize kalsa, her gün iş yerine çiçek göndersin, her akşam eve elinde kocaman bir buket çiçekle gelsin, her yere çiçekler serpilmiş bir yatakla karşılanalım...Evet bunlar çok hoş davranışlar ve kadınların beklentileri arasında daima yer alıyor, biliyorum.Fakat bu davranış şeklini benimsememiş bir adamdan zorla romantik bir prens yaratamazsınız.Bu sadece kendinizden uzaklaştırmanıza sebep olacaktır.

Bu gerçeklerden yola çıkarak ilişkinizi değerlendirmeli ve romantizm konusunda dozu aşmamalısınız.
Altın vuruş ölümcüldür, sevginizi dozunda yaşayın.
"Aşk"la kalın... :)

30 Mart 2013 Cumartesi

ŞİMDİ DEĞİL İSE NE ZAMAN ?!

Herkes mutlu olmak ister.Şu ya da bu sebepten dolayı kalp kırıklıkları, can sıkıntıları, uzaklıklar, mutsuzluklar yaşamaya o kadar müsaittir ki insanoğlu; aslında mutlu olmak için bir çok sebebi varken...

Murathan Mungan'dan "mutluluğa" dair güzel bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum.

"Önce evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi.
Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan, hatta ardından bir tane daha olduktan sonra hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi.
Sonra çocuklar yeterince büyük olmadıkları için kızar, onlar büyüyünce daha mutlu olacağımıza inanırız.
Bundan sonra ergenlik dönemlerinde çocuklarla uğraşmamız gerektiği için öfkeleniriz.
Kendimize, çocuklarımız bu dönemden çıkınca daha mutlu olacağımızı, yeni bir araba alınca, güzel bir tatile çıkınca, emekli olunca, yaşantımızın dört dörtlük olacağını söyleriz.
Gerçek ise şu andan daha iyi bir zaman olmadığıdır.Eğer şimdi değil ise ne zaman? Hayatınız her zaman mücadelelerle dolu olacaktır.En iyisi bunu kabul edip, her ne olursa olsun mutlu olmaya karar vermektir.
En sevdiğim sözlerden biri Alfred De Souza’ya aittir.Der ki; ”Uzun zamandan beridir hayatın -gerçek hayatın- başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım. Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle erişilmesi gereken bir şey, bitmemiş bir iş, hizmet edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu.Sonra hayat başlayacaktı.Sonunda anladım ki bu engeller benim hayatımdı.Bu görüş açısı, mutluluğa giden bir yol olmadığını gösterdi.Mutluluk yoldur.Öyleyse sahip olduğunuz her anın kıymetini bilin ve mutluluğu, vaktinizi harcayacak kadar özel biriyle paylaştığınız için ona daha fazla değer verin.Unutmayın, zaman hiç kimse için beklemez.
Öyleyse ,
okulu bitirene kadar, 100 milyar kazanana kadar, çocuklarınız olana kadar, çocuklarınız evden ayrılana kadar, işe başlayana kadar, evlenene kadar, cuma gecesine kadar, pazar sabahına kadar, yeni bir araba ya da ev alana kadar, borçları ödeyene kadar, ilkbahara kadar, yaza kadar, sonbahara kadar, kışa kadar, maaş gününe kadar, şarkınız söylenene kadar, emekli olana kadar,
ölene kadar…
MUTLU OLMAK İÇİN İÇİNDE BULUNDUĞUNUZ ‘AN‘ DAN DAHA İYİ BİR ZAMAN OLDUĞUNA KARAR VERMEK İÇİN BEKLEMEKTEN VAZGEÇİN.
MUTLULUK BİR VARIŞ DEĞİL, BİR YOLCULUKTUR.PEK ÇOKLARI MUTLULUĞU İNSANDAN DAHA YÜKSEKTE ARARLAR, BAZILARI DA DAHA ALÇAKTA.
OYSA MUTLULUK İNSANIN BOYU HİZASINDADIR.
Unutmayın; ”YARIN KİMSEYE VAAT EDİLMEMİŞTİR.”
Aşkla kalın...