23 Şubat 2014 Pazar

"Ölmüşsün, gömenin yok arkadaşım...!"

Bugün günlerdir sosyal medyada yankı uyandıran ve benim de ilgimi çekmeyi başaran kitabı sonunda aldım.
"Dönersen Diye"...Raftan kitabı alır almaz ilk olarak rastgele bir sayfa açtım, merak işte...
Orada kendimi buldum, hani bir şarkı dinlerken hislerinizin notalara döküldüğünü düşünürsünüz ya...Ben de rastgele açtığım sayfada kendimi buldum..ve seni...



"Cimriyiz işte.
Hepimiz, ben de, sen de, karşı camda yıllardır eve girişimi gözleyip konuşmaya cesaret edemeyen komşu çocuğu da...
Hepimiz cimriyiz sevgimizi dillendirmekte.
Ödümüz kopuyor biri içimizi görecek diye.
Geberiyoruz yalnızlıktan...
Çıtımız çıkmıyor.
Direnmek nedir ki bundan başka?"

Böyle diyordu o sayfada...





Her şeyi hatırlıyorum; 
"Günaydın hayatım" mesajlarını, "kahvaltı hala hazır değil mi" diye söylenmelerini, film izlerken bana sarılışını, en kızdığın an bile gözlerindeki sevgi dolu bakışları, birbirimizin her şeyini biliyor olmamıza rağmen kahve içerken hep sohbet edecek bir şeyler bulduğumuzu, senin çayına iki şeker attığını ve sabahları kahve içmeyi sevdiğini, sonra bir de zor zamanlarda hayatımı kolaylaştırmanı, tost makinesinde kahve pişirmeyi öğrettiğini, seninle kurulan içki masalarının nasıl da keyifli olduğunu...Ve daha bir çok an...
Seni kalbimden çıkarmak da canımı acıtıyor, orada tutmak da...
Bu kitabı büyük bir merakla okuyacağım; "Dönersen diye..."

12 Şubat 2014 Çarşamba

Sevgililer Gününde NEREYE GiTSEK ???

Sevgililer Günü'ne sayılı günler kala tüm çiftleri "acaba nereye gitsek, ne yapsak?" telaşesi sarmış durumda.
Takipçilerimden aldığım mailler doğrultusunda ben de sizlere alternatif olması açısından ufak çaplı bir araştırma yaptım.
Hem bütçenizi yormayacak, her keseye uygun, hem de sevgilinizle hoş ve özel anlar yaşayabileceğiniz bir Sevgililer Günü için işte sizlere önerilerim...

GÜNAYDIN STEAKHOUSE
Tüm Günaydın Steakhouse şubeleri, Sevgililer Günü'ne özel misafirlerini romantik bir sürpriz ile bekliyor.Çiftler canlı keman dinletisi eşliğinde unutulmaz dakikalar yaşamaya davet ediliyor.Menüde ise Günaydın'ın özel hazırladığı kalp şeklindeki köftelerin yanı sıra, mum ışığında romantik bir yemeğin ardından "şehvet tatlısı" ikram edilecek.
İLETİŞİM: Günaydın Steakhouse


TEKTEKÇİ
Rengarenk shot'ları, kıpır kıpır müzikleri ile daha hareketli bir Sevgililer Günü geçirmek isteyen çiftler Tektekçi'de buluşuyor.Bebek, Beyoğlu ve Ankara'daki Tektekçi'ler, farklı sunumlar ve benzersiz konseptiyle 14 Şubat'ta da unutulmaz anlar yaşatmak için tüm çiftlere ev sahipliği yapacak.
Renkli bir Sevgililer Günü için adresiniz Tektekçi olmalı... :)
İLETİŞİM: info@tektekci.com.tr





MORINI RESTAURANT
İstanbul'un gözde mekanlarından Morini, Sevgililer Gününde sınırlı sayıdaki çiftler için özel bir menü ile unutulmaz bir gece yaşatmaya hazırlanıyor.
New Yorklu şef Michael White tarafından hazırlanan özel menüde Steak Tartare, Istakoz, Burrata Peyniri, domates ve fesleğenli Lobster Burrata, Mantar Çorbası ve Siyah Makarna "Gramigna" ile doyulmaz lezzetler tatmanın ardından, özel Sevgililer Günü tatlısı ve o güne özel şarap sunumlarını beğeninize sunuyor.
İLETİŞİM: 0212 353 67 68








KALAMATA
Beşiktaş'ta samimi sofraların kurulduğu ve birbirinden leziz yemekleri ile bir ziyafet yaşayabileceğiniz Kalamata, Sevgililer Gününe özel hazırladığı Aşk-ı Menü ile tüm çiftlere unutulmaz bir gece yaşatacak.
Eğlenceli ve müzik şöleni ile dolu dolu bir gece yaşamak isteyen çiftler için hazırlanan bu özel gece 190 tl ile fiyatlandırılmış.





LACİVERT RESTURANT & BAR

SALOMANJE

HOLIDAY INN
Holiday Inn İstanbul City, Sevgililer Gününde unutulmaz bir akşam yemeği için çiftleri Naar Restaurant'a davet ediyor.
Şef Murat Oğuz'un hazırladığı bu özel menüde çiftleri Köpüklü Borçini Mantar Çorbasından, Karidesli Piliç Soteye, ağır ateşte pişirilmiş Somondan, Şampanya ve Misket Limonlu Jöleye kadar birbirinden farklı lezzetler bekliyor.
Bu eşsiz gecede ilklerinizi ve aşkınızı paylaşabileceğiniz muhteşem atmosfer için Naar Restaurantta bu özel menü için kişi başı fiyat 79 tl'dir.
İLETİŞİM: info@hiistanbulcity.com.tr

Sevgililer Gününde unutulmaz, güzel ve en sevdiğinizle lezzetli bir gece diliyorum.
Sevginiz daim olsun.
"Aşk"la kalın... :))

8 Şubat 2014 Cumartesi

Unut(ma)mak istersin bazen...

Unutulmaz bazı hisler vardır; unutacağız diye kasarız kendimizi ama nafile...
Aslında unutmak istemiyorum, diyemeyiz bir türlü..Bir şarkı çalar, hatırlattı deriz; birlikte geçtiğimiz sokaklara götürür ayaklarımız bizi, ah bu kaldırımlar deriz; fotoğraf albümlerimizi karıştırırız durup dururken, bir anda rastlarız eskiye dair bir fotoğraf karesine...Tüm bunlar aslında biz istediğimiz için olur, fakat biz hep unutmak isteriz yahu.
Unutmak diye bir şey yok, bunu kabul etmek zorundayız.Herkesin bir eski sevgilisi vardır, geçmişe dair acıları vardır, "unuttum" dediği ama bir türlü unutmayı beceremediği anılar yığınıdır aklı...
Unutmak diye bir şey yok, sen unutsan radyolar hatırlatır, hep ona benzettiğin gülüşler hatırlatır, sevdiği yemeği yerken boğazına dizilir, yudum yudum hatırlarsın; ve asla unutamazsın.Tüm güzellikleri unutmak için mi yaşadın?!
Bu tıpkı Pancu'nun kaleye geçtiği ve Fenerbahçe'yi 3-4 yendiğiniz maçı unutamamak gibi bir şey...Oysa o maç çok eskilerde kaldı, fakat sevdin ya o maçı artık unutmak istemezsin, unutamazsın.
Bekliyor insan, unutulmadığını ve eskinin tortularından arınmış bir hayatı...Gelmeyince gelmiyor, olmayınca olmuyor ve insan değişmeyince değişmiyor.

Kimse tam olarak gidemez içine karıştığı hayatlardan, parça parça kalır, parçalanır, ama yok olamaz.
Bütün anılarını sıkıştırıp bir fotoğraf karesine sığdırsan da unutamazsın.
En basitinden üşüyünce aklına gelir, ne yaparsan yap ısınamazsın.
Ellerini koyacak yer bulamazsın, o an hissetmek istersin delicesine ellerini.
Masum değiliz, kimse masum değil.Çok sevmek belki de en büyük hatamız; bir de kısa cümlelerle sevemedik biz.
Uzun uzadıya cümleler girdi aramıza, duymaktan öteye gidemedik çoğu zaman; hissedemedik.

Peki unutamayacaksan neden bu işkence??
Çünkü saat 00:00 oldu ve kurduğumuz hayaller bal kabağına dönüştü.
Şimdi gel desen gelmem ama sevme desen severim.Bu vakitten sonra dönmem, artık her şey için çok geç ve ben çok erken sevdim seni...

6 Şubat 2014 Perşembe

"Aşk Perisi"nden Sihirli Bir Dokunuş

Sevgililer Günü geliyor ve hediye alternatifleri araştırma telaşesi de başladı.
Sevgilinize bu güzel ve özel günde değişik ve yaratıcı ne tarz hediyeler alabilirsiniz diye düşünüyor olmalısınız.
Düşünmüyorsanız bile ben düşündüm sizler için.. :)
Birbirinden güzel, mis kokulu, zarif ve yaratıcı figürleri ile kişiye özel tasarımları birleştiren bir arkadaşımdan bahsetmek istiyorum sizlere.
Zevkli tasarımları ve mis kokulu sabunlardan ortaya çıkardığı birbirinden güzel hediyelikleri ile "Aşk Perisi" sizlerle...
İşte bu güzel hediyelikler ve "İlişki"ye "İlişki"n'e özel fiyat avantajları;

Renkli sabunlardan hazırlanan el yapımı, mis kokulu kalp aranjmanlar...

Birbirinden lezzetli ve kişiye özel hazırlanmış mis gibi kurabiyecikler...

Mis gibi kokulu sabunlardan tasarlanan kalp buketi... 20 tl..

Yasemin kokulu tasarım sabunlardan oluşan demetlerle sevdiklerinize ilginç ve unutulmaz bir hediye vermek için siparişlerinizi ask.dunyasi@hotmail.com adresine bekliyoruz.

Siparişleriniz ve ulaştırılması konusunda bilgi almak için elinizi çabuk tutun.Aşk dolu bir "Sevgililer Günü" diliyoruz... :)

30 Ocak 2014 Perşembe

♥ ♥ ♪ ♪ Notalarda Buluşalım... ♪ ♪ ♥ ♥

Hep derler ya, terk eden üzülmez geride kalan kadar diye; nasılsa kendi isteğiyle terk etmiştir ya...
Kocaman bir yalandır aslında.Terk eden de, geri de kalanda yaşanmışlıklarına dair özlem çekerler.
Bakma ayrılık da iyi gelir bazen...Sadece yaşaman gerektiği için yaşarsın; mutlu etmek için gülümsersin; keyif için değil, içindeki boşluğu doldurması için içersin...
Yanında yoktur işte, bundan daha özlenilesi bir durum olabilir mi???
Omzunda uyumayı özlersin; hani sırt üstü yatarak uyuyamadığını bile bile yattığın omzunu...
Telefonunun çalmasını özlersin; şimdi de çalıyor elbette ki.Hattın öbür ucundaki sesini özlersin...
Ellerini özlersin mesela; hani terlese de bırakmak istemediğin ellerini...
Bazen aşık olursun işte ve aşk genelde mutlu eder insanı; mutlu etmeli yani...Belki geçici bir aptallık belki de kalıcı, bilinmez.Ondan başkası olmasın istersin ve ondan başkası olmaz.O seni anlamaz bazen ama aşıksındır.Beyin devre dışı kalmıştır, farkına vardığında ve bir şeyler tıkandığında ise boş vermek bazen en iyisidir.
Boş vermek lazım bazen ve canın çıkana kadar üzülmek, için çıkana kadar özlemek...
Senden daha iyi özleyemesin kimse; ha gayret!
Şarkılarda unuttuğumuz insanlar vardır; bir de şarkılarla hatırladıklarımız...
Notalarda buluşalım haydi, hangi şarkı fark etmez; sen bilirsin bizi...


16 Ocak 2014 Perşembe

Bir kadının yüreği, sırlarla dolu bir okyanustur.

Bir kadının yüreği öylesine engin, öylesine geniştir ki; sevdasını bir kaos gibi yüreğinde yaşar, hayal kırıklıklarını yüreğinin en derinliklerinde biriktirir, göz yaşları yüreğine süzülür, sevindiği zaman yürekten gülümser, hasretini yüreğinde gizler, yüreği aşkla çarpmaya başladığında bakışlar biriktirir, dokunuşlar biriktirir, heyecanlar biriktirir, şefkat biriktirir, huzur biriktirir, umutla dolar yüreği...
Kısacası bir kadının yüreği en kıymetli hazinesidir, sırlarıyla dolu bir okyanustur.


Öyle herkese de açamaz yüreğinin kapılarını...Sol yanında sakladığı en değerli mücevheridir sevdası çünkü...
"Sen" deyince...durup bir düşünür kadın; yüreğinin sesi gün geçtikçe cılızlaşır, bir fısıltıya dönüşür sensiz birbirini takip ederken akreple yelkovan...
"Sen"li hayallere daldığında yürek çarpıntıları rüzgarla yarışmaya başlar; sonra bir melodi gelir kulağına ve o an hisseder sol yanındaki "seni"...sanki hiç bir şey bilmezmiş gibi yüreği, her şeyin sebebi kulağından yüreğine akan o melodiymiş gibi...

"...O ki bir an içindir tuz basılır yaralara
       Hasretlerden süzülünür sevda gibi sevdalara..."

Bir kadın için aşk artık, bir kelebeğin kanadında ve yalnızca melodilerden ibarettir.Kulağına çarpıp yüreğine akan melodilerde özgürce yaşayabiliyordu aşkını, yarını düşünmeden...


Bazen, hayat akıp giderken, hasreti süzülür dudaklarından; mevsimler geçer, bakışları yaşlanır, yüreği yorgun düşer...
"Sen"li hayallerin, umutların, yüreğini kasıp kavuran yangının, dünlerinin bahsi geçmemeye başlar yürek çırpınışlarında...Sadece "sen" diye çırpınır yüreği; her ne olursa olsun bir tek "sen"...

10 Ocak 2014 Cuma

Kanadı kırılmış bir kara sevda...

Genç kadın, yıllar boyu mühürlediği kalbinin kapılarını açıp tüm yaşanmışlıkları serbest bırakmak zorundaydı artık...Bütün gülüşmeleri, el ele diz dize geçen günler, bakışlarındaki aşkın büyüsünde kaybolan saatler, omzunda uyurken yaşadığı sonsuz huzur, parmakları saçlarında dolaşırken kaybolduğu düşler, dinlediği şarkılarda dalıp gittiği hayaller...hepsini ama hepsini salıvermesi gerekiyordu yüreğinden..
Yüreğindeki ağrı sağanak olmuş, çığlık çığlık gürlüyordu hasretini..
Yangın mavisine çalan gözleri, her simada "o"nu arıyordu; her seste "o"nu duyuyordu; her melodide "o"nun yanına gidiyordu derinlerinde...
İçten içe geçmişte kalmıştı yüreğinin ritmi; şimdilerde ise sadece nefes alıp veriyordu yaşadığı ana dair...


Kızgındı genç adama; yine kalbinde bir ritim bozukluğu vardı genç kadının, yaşanmışlıkları tekliyordu.
Yılın 2. ayı bitmek üzereydi..
Sevdiği, ömrüne aşk, yüreğine can katan genç adama bir hediye vermek istemişti.Her şey bir fotoğraftan ibaretti, bir çok şeyi anlatan ve elleriyle ittikleri umut dolu geleceğin işareti olan...Tek isteğiydi genç kadının, kanadı kırılmadan önce; sevdasının elinden tutup geleceğe doğru yıllanmak...
Olmadı; hasreti boğazında bir düğüm, sevdası bir kuş kanadında ve ömrü kim bilir kimlerin yanındaydı...!
Yakın bir arkadaşı, genç kadının durumunu şöyle özetlemişti;
"Kendi içinde dram yaratan genç bir kadınsın; eskiyi temizleyip inşaatı yaşken temellendirmek yerine, yeni tuğlaların arasından geçmişe bakıyorsun.Neden?! Çünkü arabesk büyüdük ve öyle de öleceğiz. Değil mi?!"
Bu her şeyin özetiydi ve akıp giden melodinin bir notası olmaya başlamıştı genç kadın...