cicim ayları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cicim ayları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ağustos 2012 Salı

Uzun Uzadıyaaaa Bir İlişki İçin - 2

Aylar önce yazdığım Uzuuuuun uzadıyaaaa bir ilişki için... postumda sizlerle uzun bir ilişkinin sırlarını paylaşmıştım.İlişki durumumda değişiklikler olmuş olsa da biraz ayrıntıya girmekte bir sakınca olmadığını düşünüyorum.
Midenizde kelebekler uçuşurken, heyecandan eliniz ayağınıza dolanırken ve karşınızda bütün kibarlığıyla sevdiğiniz adam dururken, bir ilişkiye başlamak çoook güzeldir, biliyorum.Fakat zamanla çift olarak mutasyona uğramışçasına değişirsiniz.Kadınların değişimi genelde daha bir bağlılık ve anaçlık duygusuyla bağlantılı olurken; erkeklerde bu durum biraz daha farklı seyredebiliyor.

İşte zamanla değişen tavır ve hareketlerimiz;




Kırıcı ve incitici yorumlarda bulunmak...
Açıksözlü ve dürüst olduğunuzu düşünüyor olabilirsiniz.Çevrenizdekilerin hatalarını, yanlışlarını ya da rahatsız olduğunuz herhangi bir durumu direk olarak yüzlerine söylüyor olabilirsiniz.Fakat unutmayın; karşınızdaki sizin sevgiliniz! Dürüstlükle küstahlığı birbirine karıştırmamanız gerekiyor.İçinizden geçeni söylemeden önce biraz durup düşünün.Sevdiğiniz insanı söyleyeceklerinizle kırabilir ve üzebilirsiniz.

Kendi çözümlerini dayatmak...
Sevgilinizin sorunlarını dinlerken kendince çözümler üretip, dayatmak sadece sıkar ve başka hiçbir işe yaramaz.Bazen insan çözümünü bildikleri sorunlarını, sırf rahatlamak için bile olsa başkalarına anlatmak isteyebilirler.Sevgilinizde en yakın kişiye, yani size anlatmak isteyecektir.Fakat Dede Korkut gibi öğüt verici konuşmalar içine girmeye devam ederseniz, bir süre sonra sevgiliniz size hiçbir şey anlatmak istemeyecektir.Bu durumda da iletişimin olmadığı bir ilişki yürümeyecektir.





"Ben üstünüm" deyip yargılamak...
  Hepimiz başkalarına göre bir çok konuda farklı olduğumuzu düşünürüz.Ama siz "farklılığı" abartıp, sevgilinizi küçümseyecek şekilde "üstünlük" haline dönüştürürseniz; sevgiliniz bunu aşağılama olarak algılayacaktır.Sen kendini yükseklerde görüp yargılamaya devam ederken o, sizden çoktan soğumuş ve ayrılık fikrini düşünmeye başlamıştır bile...

Eleştiri kabul etmemek...
İnsanız ve hata yapabiliriz.Yüce insan, sen de hata yapabilirsin. :) Sevgiliniz size hatalı olduğunuzu anlatırken, hemen duvarlar örüp savunmaya geçmek yerine, nerede hatalı olduğunuzu anlamaya çalışmalısınız.Emin olun, karşınızdaki sevdiğiniz insan sizin iyiliğinizi düşünüyordur.Bu eleştiriler aynı zamanda sizin onu daha iyi tanımanıza yardımcı olacaktır ve ilişkinin gidişatını düzeltmenize de yarar sağlayacaktır.Ama yok, hiç aldırış etmeyip bildiğinizi okumaya devam ederseniz, sonunuz hiçte iyi değil.



"Her şeyi ben bilirim" havası...
Tam bir ukalalık örneği...Evrenin sırrını çözmüş gibi davramanız, tüm siyasi akımlarla ilgili söyleyecek söz bulmanız, film eleştirmeni, gurme ve gezgin gibi caka satmanızın sizi çekici kıldığını mı düşünüyorsunuz? Kesinlikle yanılıyorsunuz! Aksine bu sizi o kadar itici yapıyor ki, değil sevgiliniz, çevrenizdeki insanlar bile buna dayanamıyor.Sevgilinizde aranızdaki aşktan dolayı buna katlanıyor olabilir, fakat bu daha ne kadar sürer, muamma...




Herşeyden şikayet etmek...
Giitiğiniz yerle ilgili, arkadaşlarıyla ilgili, ailesiyle ilgili, yediğiyle ilgili, içtiğiyle ilgili kısacası herşeyden şikayet eden bir tiple hayat geçmez, kabul edin.Ne kadar pozitif ve uyumlu olursanız, o kadar sevilecek ve mutlu olacaksınız, emin olun.


Yönetmek ve ısrar etmek...
İlişkide her iki taraf da eşittir, bunu kabul etmelisiniz.Sevgilinizi emirlerle, direktiflerle yönetmeye çalışırsanız bir yere varamazsınız.Sevgiliniz bunlara uyuyor gibi görünse de, kimse yönetilmekten hoşlanmaz.Ayrıca yapmak istemediği şeyler için sevgilinize ısrar etmek, sadece sıkıntı yaratır.Ve sıkılan insan da kaçar.


Sözlerini tutmamak...
Söylemek birşey değil, önemli olan söylediğiniz sözleri yerine getirmektir.Üstelik zamanında yerine yetirmek...Bir söz vermeden önce "Bunu yerine getirebilir miyim?" diye düşünmelisiniz.Çünkü tutmadığınız her söz, ilişkinizde onarılmayacak yaralar açacaktır.Hatta bir süre sonra söylediğiniz hiçbir sözün değeri kalmayacaktır.


18 Ocak 2012 Çarşamba

Beyler, İlgi'sizsiniz...

Sizin peşinizden aylarca koştu, sizi elde edebilmek için yapmadığı şirinlik ve çılgınlık kalmadı.Sırf sizinle vakit geçirebilmek için kilometrelerce yapılan yürüyüşler, arkadaşlarıyla yapılan planların anında iptal edilmesi, durup dururken beklenmedik iltifatlar, doruklarında yaşanan romantizm...Kısacası "cicim ayları"...O zamanlar sabahları "günaydın" mesajları, gün boyu merak ettiğine dair ve sevgi sözcükleriyle dolu bir yığın mesaj ve her akşam nedense size "iyi uykular" mesajı atmadan uyuyamayan biriydi erkek arkadaşınız...Siz de bu kadar çırpındığını görünce sizi gerçekten sevdiğini, aşık olduğunu ve hayatınızın erkeği olduğunu düşündünüz.Her şey çok güzel gidiyordu ilk zamanlar; geleceğe yönelik kurulan hayaller, daha düşünceli tavırlar ve kırmamak adına yapılan incelikler, farklı mekanlardayken her zaman bir merak duygusu "başına bir şey geldi mi acaba" diye bla blaa blaaa...Fakat öyle bir zaman geldi ki onun size karşı ilgisinin her geçen gün azaldığını ve sizden ibaret dünyasının artık farklı şeylerle kaplanmaya başladığını hissediyorsunuz.Peki neden erkekler belli bir süre sonra kadınlara olan ilgisini kaybeder?Hiç düşündünüz mü?
Av konumundan çıkmayın.En önemli etkenlerden biri olan durum, erkeklerin kadını elde etmeye çabalarken yaşadığı heyecanın, elde ettikten sonra kaybolmasıdır.İnce bir çizgi olmasına rağmen şunu iyi ayarlamalı ve netleştirmelisiniz; siz de o da birbirinize muhtaç değilsiniz.Sevginiz ve aşkınız sizi bir arada tutuyor.
Sorumluluk duygusu erkekleri kaçırabilir.Toplum olarak ataerkil bir düşünce yapısının olduğu genel bir kanı.Erkek evlendiğinde ciddi bir sorumluluğun altına gireceğini çok iyi bilir ve bu durum özellikle sorumluluk duygusu gelişmemiş erkekleri korkutur.Bu durumda tek tavsiyem, sorumluluk bilinci olan bir eş seçmeniz...
Araya mesafe koyun.Erkek arkadaşınız sizi sürekli arıyor, buluşmak istiyorsa her ne kadar sizin hoşunuza gitse de bu durum, ona teslim olmayın.Başka arkadaşlarınızla da, işlerinizle de ilgilenmeli ve bu pozisyonunuzu korumalısınız.Sadece ondan ibaret bir hayat kurmamalı ve sosyal hayatınızı unutmamalısınız.Ayrıca hızlı gelişen bir ilişki, yine aynı hızla bitebilir.Uyarmadı demeyin...

İsteklerinizi, düşüncelerinizi direk söyleyin, "nasılsa anlar" diye ima etmeyin.İlişkide önemli olanın "ben" olduğunu hissettirmelisiniz karşı tarafa.Fakat bunu susarak yapamazsınız.Her ne istiyorsanız açıkça söylemeli ve kesinlikle imalı konuşmamalısınız.Erkekler ima ettiğiniz şeyi çoğunlukla anlamayacaklardır.
Dürüst olmasına izin verin.Üç kuruşluk yalanlarını size yutturduğunu düşünüp, hem sizi hem de kendini küçülteceğine dürüstçe söylemesine izin verin."Ben de gelebilir miyim?" demek zor olmasa gerek yada gidemeyecekseniz bile bırakın size söyleyebilsin gittiğini.Aklında yer etmek istiyorsanız, rahat bırakın ve hem siz nerede olduğunu bilin hem de o sizin bunu bildiğinizi bilsin.

Biz kadınlar, sahiplenilmek isteriz.Hayatımızdaki erkekten çok sıkılmamak üzere ilgi bekleriz.Hiç aramayan sormayan, hiç bir ilgi belirtisi olmayan erkekle de uğraşamayız.Bir ortamda ya sadece siz varsınız gibi davranırlar, yada siz hiç yokmuşsunuz gibi davranırlar.İşte devreye girme vakti ve erkeklerin ilgisini çekme vakti diyorum, bir orta yolu olmalı değil mi?!Elinizi taşın altına koyma vakti yada baktınız olmuyor, o taşla erkek arkadaşınızın kafasını kırma vakti...:))