aşkı yaşamak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşkı yaşamak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2013 Pazartesi

A'dan K'ye; AŞK !

"AŞK"...
Sihirli ve mini minnacık bir sözcük; fakat duygular dile geldiğinde içinden ne anlamlar, ne patlamalar, ne haller çıkıyor, öyle değil mi?!
Önceleri dilinize dolanır, her sohbetinizde o'ndan bahsetmeye başlarsınız.Her konu da o'nun da adı bir şekilde geçer.Türlü türlü bahaneler yaratırsınız, o'nu görebilmek ya da karşılaşabilmek için...Hayalleriniz o'nunla şekillenmeye başlar, yastığa başınızı her koyduğunuzda o'nun hayaliyle baş başa kalırsınız.Her şeyiyle diğerlerinden ayrılmaya başlar; size bakışı başkadır, size dokunuşu başkadır, kokusu başkadır...Hep yanınızda olsun istersiniz, gerekli gereksiz...

Özlem yüreğinizi öyle bir kaplar ki; o anda gözleriniz sadece o'nu görmek ister, kulaklarınızda sadece o'nun sesi yankılanır, elleriniz buz gibi olur o'nsuz, günleriniz sadece nefes almaktan ibaret bir hal alır, neşenizi kaçırır, canınızı acıtır...

Öyle ise???

Müjdemi isterimmmm!!! Aşık olmuşsunuz demektir... :))


Aşık olmak ve hissettiklerinizle baş etmeye çalışmak, yeterince sancılıdır, biliyorum. :) Ama elinizde kolay kolay bulamayacağınız, hiç kimseye değil de o'na karşı hissettiğiniz bu güzel duyguların kaybolmasını istemezsiniz, değil mi?
Aşkla birlikte duygusal anlamda yaşadığınız değişikliklerin yanı sıra düşünce yapınızı da değiştirmeniz gerekiyor.Aşk acısı çekenlerin en belirgin hataları, kaybetmeyi en başta kabullenmeleri...
Aşkın bir "sığınak" olmadığını idrak etmekle başlayalım.

Geçmişte yaşadığınız ilişkileri ve aldığınız yaraları, aşkınızın malzemesi yaptığınız anda kaybeden taraf olmanız kaçılmaz! Yeni bir ilişki, yeni bir dönem ve aşk...Hazırlıksız yakalandığınız da bütün güzellikler bir anda tepetaklak olabilir, aman dikkat diyeyim!

Aşk, bağımlılığı sevmez."Sen yoksan, ben de yokum." tavrıyla aşkınızı anlatamazsınız, sadece karşınızdakine içinde bulunduğunuz öz güven eksikliğini göstermiş olursunuz.Başkalarına bağımlı insanlar kendilerinde olmayan öz güveni, başkalarına bağlanarak elde etmeye çalışırlar.Unutmayın!



Fazla ısrar ve yapışkanlık, aşkın mayasını bozar.Aşkı doyasıya yaşamak istiyor olabilirsiniz; fakat her ne olursa olsun ilişkiyi sürdürmeye çalışmak ve adeta o'na yapışmak, sizi hayal dünyasına sürükleyebilir.Öncelikle karar verin; siz bir rüyaya mı aşıksınız, yoksa gerçek bir aşk mı yaşadığınız?!




Aşk, dedektifliği kaldırmaz.Elinizde bir büyüteçle, o'nu inceleyip kusur aramaktan vazgeçin.Birbirinizin hayatına müdahale ederken, bunu o'nun iyiliği için mi istiyorsunuz, yoksa kendi iyiliğiniz için mi istiyorsunuz; buna dürüstçe karar verin.Yapmak istediklerinizi ya da o'nun yapmak istediklerini ertele(ti)rken bencilliği bir kenara bırakın ve her şeyden önce, sadece ve sadece güven duygusunu bütün benliğinizde hissedin!

Peki ya siz, hiç aşık oldunuz mu???

Aşk'la kalın... :)

13 Eylül 2012 Perşembe

Basit Yaşayacaksın Basit...


"Basit yaşayacaksın basit, 
Mesela susayınca su içecek kadar basit.
Dört çıkacak, ikiyle ikiyi çarptığında.
Tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
Tek bir düğme, tek bir cümle gibi. . .
Sevince lafı dolandırmadan söylediğin "seni seviyorum" gibi.
Basit bir öpücük yetecek sana. . .
Basit, sıcak bir öpücük; ve o öpücükle dolacak tüm günlerin,tüm düşlerin.
O öpücük için yapacaksın hayatinin kavgasını,
Öpücük için yiyeceksin hayatinin dayağını.
Kabak çekirdeği verecek sana rakamların veremediği mutluluğu
El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak
en değerli kağıdın-hep yanında taşıdığın, atmaya kıyamadığın.
İki harekette giyiniverecek, iki harekette soyunuvereceksin.
Kısacık olacak uyanman, ve yola çıkman arasında geçen süre;
Kısacık olacak sıcacık kollara dolanman ve
Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;
bakışların bile anlatabilecek kendini
Beklentilerin de basit olacak:
Kaf Dağı'nın önünde bekleyecek mutluluklar.
Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;
ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana en ucuz romanını;
Pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini.
Zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.
Bir kaşarlı tost olacak aradığın nasıl oturacağını bilemediğin sofrada,
parmakların en kıymetli çatalın.
Yine, ayni parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri.
İskender'in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında.
Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana kontrplak bir gitarda doğru basilmiş 
bir fa diyezin mutluluğunu
Makyajı ilk "a"sına kadar bilmen yetecek.
Temizlik kokacak en pahalı parfümün.
"Bilmiyorum" diyebileceksin bilmediğinde ve çok normal olacak "bilemeyesin".
Tek dereden su getirmen yetecek, bir "istemiyorum" diyebilmeye,
Ne durduğu fark etmeyecek abanin altında.
Saatin, sadece saati gösterecek,
Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın,
Küçük bir not defteri olacak "bilgini" en hızlı sayan
Basit yasayacaksın, basit.
Sanki yasamın bir gün sona erecekmiş gibi basit. . .
ÇAY , SİMİT VE PEYNİRLE"

* Nazım Hikmet Ran *



Yaşamın değerini bilmeyenlere, anlık mutlulukları ve hazları için yarınlarını yok sayanlara, sevgiyi zora sokup çetrefilli bir hale getirenlere, hayatları boyu suratlarında palyaço gibi iyilik makyajıyla gezenlere, kendi menfaatleri ve rahatları için yalan söyleyenlere, duygularını pervasızca yaşayıp karşılarındakinin canını acıtanlara, duygularından ve "aşk"tan yoksunlara, tabiri caizse anın bile değerini bilmeyen "boşuna nefes alıp verenlere" ithaf ediyorum...