ilişkilerde kıskançlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ilişkilerde kıskançlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2013 Cuma

Kıskanırım seni ben :)

Günümüzde bir çok ilişkinin bitme sebebi; kıskançlık! 
Her zaman yıpratıcı ve boğucu bir durum değil tabii ki... Her şey dozunda güzel, peki ya dozu kaçırıldığında?
İkili ilişkilerde kıskançlıklar hem kadın hem de erkek kaynaklı olabiliyor.Kadınlar genellikle erkek arkadaşlarını ya da eşlerinin diğer kadınlarla olan gündelik ilişkilerini, konuşma tarzlarını ve yakınlıklarını kıskanırken; erkekler bu konuda daha ayrıntıcıdır maalesef... Erkekler kız arkadaşlarını ya da eşlerinin kıyafet seçimlerini, diğer erkeklerle olan yakın ya da uzak arkadaşlıklarını, hatta herhangi bir bakışını dahi kıskanabiliyorlar.Bu kıskançlıklar da ilişki içerisinde zamanla kangrenleşiyor ve kopma noktasına gelebiliyor.
Çoğu erkek bu kıskançlıklarının farkına varmalarına rağmen, engelleyemedikleri için sıkıntı da yaşayabiliyorlar.Bu durumda iş size düşüyor.


Sevdiğiniz adamın sizi kıskanmasını engelleyemiyorsanız ve bu duruma bir "dur" demek istiyorsanız işte sizlere önerilerim;

KAYNAĞINI DÜŞÜNÜN!
Empati kurmaya çalışın ve olayı biraz da onun gözünden görmeye çalışın.Davranışlarınız ne kadar zararsız ve onun düşündüğü gibi değilse de, bir süre kendinizi geri plana çekin ve sevgilinizin ya da eşinizin neden bu şekilde düşünüyor olabileceğini düşünün.

ÇÖZÜME ODAKLANIN!
Olayı tekrar tekrar gündeme getirmek, konuşarak halletmeye çalışmak çoğu zaman konuyu telafi edilmeyecek yerlere sürükler.Bunun yerine bir çözüm eylemine gitmelisiniz.Onun güvensizliğini kırmak için neler yapabileceğinizi düşünün ve biraz daha özverili davranmaya özen gösterin.Daha iyi ve sevginizin ona ait olduğunuzu hissetmesi için kurduğunuz cümlelere dikkat edin.

ARKADAŞLARINIZI KARIŞTIRMAYIN!
Sevgilinizle ya da eşinizle kavga ettiğinizde, bir arkadaşınızla konuşup ona şikayet etmenin sizi rahatlattığını düşünüyor olabilirsiniz; fakat bu meseleyi daha da kötü bir duruma sokmaktan başka bir işe yaramaz.İlişkinize saygı duyun ve meselelerinizi kendi aranızda çözmeye çalışın.

İLGİNİZİ ESİRGEMEYİN!
Kıskançlık en çok da ilgi ile alakalıdır aslında...Şöyle düşünün; eğer sizden yeterince ilgi ve alaka gördüğüne inansaydı, sizin diğerleriyle olan iletişiminize bu kadar takılmazdı.Özellikle de etrafınızda başkaları varken, en önemlisi de arkadaş toplantılarınızda erkek arkadaşınızla ya da eşinizle yeteri kadar ilgilenirseniz hem ilişkinizin gidişatını hem de özgüvenini yenileyebilirsiniz.

Sevdiğinizle ve "Aşk"la kalın... :)

10 Aralık 2011 Cumartesi

"Kıskanırım seni beeennnn... :)"

Kıskançlık, herkesin içinde az yada çok, ama mutlaka olan bir duygu...Kendim de başta olmak üzere kadın-erkek yakın çevremdeki herkes bu durumda anlatacak bir şeylere sahip.:) Genelde bu duygunun açıklamasını, yoğun hissedilen sevgi yada aşkın göstergesi olarak yaparlar.Fakat kıskançlık, aşkın bir göstergesi değildir, hatta aşırıya kaçırıldığında o aşkın bitmesinin sebebidir.
Asıl açıklamayı şu şekilde yapabiliriz sanırım; kıskançlık, elindekini kaybetme korkusudur ve genelde ikili ilişkilerde yaşanılası bir durumdur.Tabii ki en büyük nedeni de, aşırı özgüven eksikliği...
İlişkinin genelde daha başlarındayken kıskançlık yaşanması aslında doğal bir durum sanki.Alışma süresi geçerken, çiftler birbirini tanırken illa ki zıt yönler yada huylar olacağından kıskançlıkta kaçınılmaz olabilir diye düşünüyorum.İlişkinin gidişatına göre zaman içerisinde kişiler birbirlerine alıştığı zaman bu durum ortadan kaybolmaya başlayacaktır.Tabii kıskançlığın boyutu, saplantı evresine geçmediyse...
Çevremdeki insanlardan öyle değişik kıskançlık hikayeleri duyuyorum ki, kimisine "Aaa, evet bende kıskanıyorum öyle olunca..." derken, kimisine de "Yok artık bu kadarı da fazla değil mi?!" diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Biz bayanlar genel de daha anlık şeyleri kıskanırken, erkeklerin kıskançlık sonucu,onlara göre önlem niteliğinde, verdiği tepkiler daha ilginç açıkçası.Sabah evden giderken perdelerin açılıp açılmadığını kontrol etmek için işaret koyan eşler, eve gelince etrafı kontrolden geçirenler, "O kim, neden sana selam veriyor?" tarzında sıkça sorulan sorular vs vs vs...Saplantı dediğimiz ve beraberinde traji-komik olayları getiren durum, bu olsa gerek.Sonuç, 3. sayfa haberleri...

Ve tüm bunları aşmak için de gerekli olan tek şey, güven ve aşkın olgunlaşmasını sağlamak.
Bazı kadınlarınsa belli taktikler geliştirdiklerini ve kıskançlıklarını kendi içlerinde yaşadıklarını gözlemliyorum.Kadınların çoğu "Kıskanıyorum ama belli etmemeye çalışıyorum.Yoksa konunun üzerine daha fazla gidiyor ve birazda hoşuna gittiğinden olsa gerek havalanıyor.Bu daha da sinir bozucu oluyor."şeklinde geliştirdikleri taktikler doğrultusunda duygularını bastırmayı becerebiliyorlar.
Ayrıca duyduğum bir haberi de sizlere aktarmak istiyorum.Kadınlarda kıskançlığın bir sebebinin de kullandıkları doğum kontrol hapları olduğu söyleniyor.Östrojen seviyesini arttırması sebebiyle doğum kontrol haplarının kadınları daha kıskanç, baskıcı ve şüpheci yaptığı açıklamalar arasında yer alıyor.İskoçya'da yapılan bu araştırma, bu kadınların daha çocuksu erkeklerden de hoşlandıklarını belirtiyor.
Güven duygusunun eksikliğindeki en önemli etkenin açık iletişimin olmaması olduğunu unutmamak gerek.Kıskanabiliriz yada kıskanılabiliriz, hatta hoşumuza da gidebilir.Fakat kıskandığınız kişinin sizi sevdiğini ve sevilecek kadar olumlu bir insan olduğunuzu unutmayın...Çeşitli kıskançlık krizlerine girip hayatı hem kendinize hem de sevdiğiniz kişiye zindan etmektense, küçük kıskançlıklarınızı uzatmadan ve tatlı sürtüşmeler sonrası konuyu kapatarak yaşamayı deneyin.
Kıskançlık krizleri, mutluluklarınızı da perdeleyeceğinden, mutlu olmak varken kıskançlıkta neymiş canııımmmm...:)))