kendini değiştirmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kendini değiştirmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ekim 2022 Salı

"Hoş Geliyoruz" Fakat "Hoşça Kalamıyoruz"

Yaşım 32 ve bir ay kadar sonra 33 yaşıma gireceğim. Yolun yarısına her geçen gün adım adım ulaşırken, bazen yenilendiğimi ve çoğaldığımı hissediyorum. İki lafın belini kırarken parçalarımın tamamlandığını, tam anlamıyla dostlarımla var olduğumu hissediyorum. Ve bazen de eksildiğimi hissediyorum; hiç ummadığım yerden yara alarak belki, en zayıf karnımdan burkularak... 

Birbirimizin hayatında neden varız? Gerçekten var mıyız? Yoksa telefon rehberindeki bir numaradan mı ibaretiz? Ya da samimi olduğumuzu düşünürken, sadece bir ihtiyaçtan mı ibaretiz?



Bu sıralar sorguluyorum, birilerinin hayatına nasıl da hoş geliyoruz, dost oluyoruz ya da sevgili, sırdaş, karı-koca, abla, kardeş...; sen her nereye hoş geliyorsan.. Peki orada ne kadar hoşça kalabiliyoruz? Bir gün artık son dediğimizde gerçekten hoşça kalabiliyor muyuz? Belki de geride ne kadar hoşça anı biriktirdiğimizle alakalı bu durum... 

Zaman öyle hızlı akıyor ki, değerler değişiyor, istekler başkalaşıyor, beklentiler artıyor her geçen gün birbirimizden. Ne bekliyoruz da ne oluyor ve seneleri yitiriyoruz böyle böyle... 

Asıl hatırlamak gereken belki de, bir değişim varsa hayatımızda, zamanıdır. Biz kaçtıkça sorundan ya da iteledikçe sorunları hep karşı tarafa, aslında savaşmıyoruz. 


Bir yerde okumuştum; "Kaçtığımız bütün savaşların yaralarını taşıyoruz." diyordu. Ve ben nice zaman sonra fark ediyorum ki dostum, kaçtığımız her anın ve kaçırdığımız her zamanın bedelini mutlaka ödüyoruz; içimizde bir yerlerde... Bazen özlüyoruz, yeniden gelse diyoruz ve hep yeniden diyoruz; bazen kızıyoruz ama kızdıklarımızı da söylemek istiyoruz, boğazımızdaki yumruları bir bir anlatmak istiyoruz. 

Hayat işte; fıtratımızda var "öyle olması gerekiyormuş" diye her geçen güne yenisini eklemeye devam ediyoruz. Bir başkaldırı gerek belki kendimize ya da bir başkalaşım gerek belki düşüncelerimize... 

Dilerim sizler de fark edersiniz hayatınızdan sessizce eksilenleri ve her yeni gün çoğalırsınız sevgiyle...

Aşk'la kalın...


20 Temmuz 2012 Cuma

BİRİSİ DE ŞAŞIRTSIN YAHU !

Hayatımızdaki erkekler...Adları değişiyor, yaşları değişiyor, tipleri değişiyor, bakışları değişiyor; ama sonuç hep aynı maalesef... Aynı problemleri yaşıyoruz, aynı nedenlerle üzülüyoruz yani sanki hep aynı erkekler birlikte gibiyiz.
Peki bu erkekler neden hep aynı ?????

Yeni bir erkekle yeni bir ilişkiye başlarken, hepimizin gerekçeleri farklı oluyor.Kimimiz tipine, kimimiz espri anlayışına, kimimiz kariyerine takılıp etkileniyoruz.Ya da böyle olduğunu zannediyoruz...
Aslına bakarsanız asıl tercih nedeni, sizin erken çocukluk dönemlerinizdeki kafanızda yarattığınız bir figür ve karşınızdaki erkeğinde bu figürle benzer özellikler taşıması...


Çocukken kendinizi en güvende ve ait hissettiğiniz ortam ailenizin yanında olduğu için, sizin figürünüzde genelde aile fertlerinden biri oluyor.Diğer önem verdiğiniz konu da ailenizde ne kadar güven ve huzur varsa, karşınıza çıkan sevgili adayınızdan da bu ortamı sağlamasını bekliyorsunuz.Ve bu ortamı sağlayan erkeklerin peşinden gidiyorsunuz.Eeee haklı olarak... ;)

Nedense erkeklerin hemen hemen hepsinin ortak sorunu, kadınların açık giyinmeleri, farklı erkek arkadaşları olması, dışarıda vakit geçirmeleri ve çoğunun çalışmak istemesiyle sınırlıdır.Gelin görün ki kadınların erkeklerde sorun yaşadığı konulara...Çeşit çeşit, desen desen, türlü türlü sorunlar, sıkıntılar yaşayabiliyoruz.Bir erkekte olmasın ki, "Sana güveniyorum, ama çevreye güvenmiyorum." demesin.



Herşeyden önce karşılıklı olarak değişmeyeceğimizi kabul etmemiz lazım.Şayet ki kendimizden rahatsızsak, belki bir derece kendimizi değiştirebiliriz.Fakat bir başkasını değiştirebileceğinizi, olumsuzlukların zamanla düzeleceğini sakın düşünmeyin!
 Nasıl ki mutlu bir ilişkinin en önemli sırrı birbirine saygı ise, mutlu bir bireyin sırrı da özsaygıdır.Kendimize karşı özsaygımız olmadıkça, ilişki kurmak istediğimiz erkek neden bize saygı duysun ki...Bu durumda boş beklentiden öteye gidemezsiniz.Doğru erkeği bulmaya odaklanmak yerine, doğru kadın olmaya odaklanırsak bu bize öncelikle kendimizi daha iyi tanıma fırsatı sağlar.Sonrasın da ise kendimizi sevmeye ve saygı duymaya, bunların sonucunda da bizi seven ve saygı duyan birini bulmaya götürür.

Şimdi sıra sizde...Madem bu erkekler hep aynı, değişmiyorlar, öyleyse siz kadınlar değişip huzurlu ve mutlu olabileceğiniz bir ilişki yaşamak istemez misiniz?

3 adımda istediğiniz ilişkiyi kendinize çekin! Ne istediğinizi bilin!
- Hayalinizdeki erkekte aradığınız özellikler neler? Aklınıza gelen her şeyi yazın.
- Aradığınız özelliklerin kaçı sizde var? Dürüst olun, evren gerçeği bilir. :)
- Onda aradığınız ve kendinizde olmayan özellikleri geliştirmek için son zamanlarda ne yaptınız? Önümüzdeki dönemlerde neler yapacaksınız? Unutmayın birbirinize benzediğiniz sürece birbirinizi daha çok çekersiniz.Zıt kutuplar artık birbirini çekmiyor.Çekse bile çabuk bırakıyor, inanın. :)

Haydi o zaman, kendinizi değiştirmek için harekete geçin!